Ege'den

13/4/2008 - Burası Türkiye!

 

 

Türkiye gerçeği; 8 Mart Kadınlar Günü’nde barış elçisi olarak İtalya’dan Filistin’e doğru yola çıkmış üzerinde gelinliği ile tecavüze uğrayan, öldürülen ve gömülen bir kadındır!

 

Türkiye, tecavüzcü katilin yakalandığında “ulan gelinlikle yol ortasında görünce kimsesiz bir manyak sandım, karı ünlü bir gâvur çıktı, bizde de şans olsa” diye hayıflanmasının ihtimal dâhilinde olduğu bir ülkedir.

 

Türkiye, eğitim, kültür seviyesine göre; anasına bacısına sövüldü mü adam öldürmekten, yanındaki bayana birinin baktığını fark ettiğinde bakanı terslemeye veya bayanın kendisine “çeki düzen” vermesi konusunda “kibarca” uyarmaya kadar değişik tepkilerle kadınlarına göz kulak olan erkeklerin ülkesidir.

Bununla birlikte kendisinin olmayan her kadın için –meslektaşı, arkadaşı, öğretmeni, komşusu…– “başka türlü” düşünebilen erkeklerin ülkesidir Türkiye. Dostluktan, barıştan, insan olmaktan, eşitlikten anlamayan erkeklerin ülkesidir. Ve gelişmişliği okumuşluğu doğrultusunda kendine hâkim olan adamların zaaflarından yararlanan, bu avantajı yitirmemek adına erkeklerin bu en ilkel yanlarını körükleyen, destekleyen, kullanan kadınların ülkesidir.

Ülkemin ve erkeklerinin kabahati yok, günümüz dünyasının düzeni değil mi bu?

 

Barışı, güveni savunmak bu topraklarda büyük hatadır. Bu topraklar, ancak üzerlerinde yaşayanlarına “rağmen” sevilebilirler.

 

Burası Türkiye ve gazetelerin manşetlerinde gördüğünüz Türkiye’nin gerçeğidir.

Türkiye gerçeği lüks alışveriş merkezlerinde mini eteği, dolgu topuğu ile salınan genç kadın değildir, Türkiye gerçeği Ümraniye’de sakallı eşinin bir adım gerisinden yürüyen yüzü peçe ardındaki kadındır. Türkiye gerçeği başarılı, saygı duyulan kadınlar değildir; ne eğitimi almış olmuş olursa olsun, ister akademik ister devlet kurumunda ister özel sektörde belli bir başarıya geldikten sonra “evinin kadını” olmayı seçen çocuklarını büyüten kadındır. Erkeği için –ki o erkek o kadının sahibidir, o erkeğin olduğu masada kadın garsondan bir bardak su bile isteyemez-, tüm hayatını benliğini geri plana koymasını bilen ve ona hizmet ederek yaşayan kadındır.

 

Bu, Dünya’nın düzenidir. Yaşasın erkek egemenliği, yaşasın korkak, güçsüz kaçak yaşayan erkeklerin dünyası. Yaşasın bu erkekleri böyle yetiştiren kadınlar ve bu egemenliğe sonuna dek destek veren dünya kadınları.

 

Bir barış elçisi tüm Avrupa'yı geçer de gelir Gebze’de öldürülür. Gebze’ye ulaşmış olması bile bir mucize değil mi? Sınırdan geçtikten sonra ilk ormanlık alanda da canına kıyılabilirdi. Bu ülkede cinsiyetin insan olmandan önce gelir.

 

Niye şaşırdınız ki Giuseppina Pasqualino di Morineo tecavüze uğrayıp öldürülünce? Her yıl kaç kadın turist tecavüze uğruyor “turizm cenneti” Antalya’da? Kabul edelim asıl şaşırtıcı olan başına bir iş gelmeden bu toprakları geçip gitmesi olurdu Pippa Bacca’nın.

 

Bu yaşanan Türkiye için büyük ayıp mı?

İkiyüzlülüğü bir kenara bırakalım ne olduğumuzu kabul edelim, kabul edelim ki değişebilmek, ilerleyebilmek için bir umudumuz olsun. Bu yaşanan Türkiye’nin gerçeğidir. Tecavüze uğrayanın dünya çapında bir sanatçı olması ülkemiz gerçeğinin dünyanın gözleri önüne serilmiş olmasından öte bir durum değildir.

 

Türkiye İstanbul değil, Türkiye Maslak, Etiler veya Bağdat Caddesi hiç değil. Türkiye’de kadın olmak demek çantanda biber gazı ile sokağa çıkmak demek.

Ne çabuk unuttunuz dört yıl önce Zincirlikuyu’da akşam iş çıkışı saatlerinde tecavüze uğrayıp öldürülen psikologu? O Türkiye’nin ayıbı değil miydi?

 

Ama burası Türkiye, kadın tecavüze uğradı ise “vardır bir sebebi” ülkesi, tüm kabahat dişidedir, kuyruk sallamasa aklına gelmez erkek köpeğin!

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Arkadaşlarım

oykum57
dilara45
halisabi
asivemavi36
petunya
baharla
handangokcek2
belginguven
hayaliduman
elifgulsum
znoyan
bbblogum
mugea
savra
yaraticilik
csonceley
ozgurle

HTML Web Counter
ProSound and Stage Lighting