Ege'den

14/8/2007 - hoş dost

 

internetin ve zihnimin dehlizlerinden;

 

bu bizden:

 

yine yıllar öncesi, oyun zamanları, 2 kelimeyle kelime oyunları...

hoşçakal, dostçakal

 

 

bu cenk koyuncu'dan:

 

adamım hoş.
adamım çakal.
adamım hoşçakal!

 

 

 

------------------------------------------------------------------

 

Yoğun istek üzerine açıklama notu:

Dün akşam internet'te Rodos'u araştırırken tesadüfen geçen yıl kaybettiğimiz Cenk Koyuncu'nun yukarıdaki 3 satırına rastladım. Rodos şairin kendisinden önce vefat eden güzel eşinin ismi.

Bu bana Derya ile yıllar önce yaptığımız kelime oyununu hatırlattı. dost çakal...

Paylaşmak istedim, güzellikler paylaştıkça çoğalıyor. Sessiz sadık okurum Yas'a kucak dolusu öpücüklerle....

 

 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-08-29 21:58:30 - öykümce

Yazan oykum57

Birol'un blog açtığını bilmiyordum...

Cenk Koyuncu'nun yazdığı "hoşçakal" satırları da ilginç...


Bağlantı

2007-08-15 14:18:06 - Hoş Dost

Yazan birolozdemir
Önce eşini kaybeden Cenk Koyuncu'dan bir iki satır:

Elimden Geleni Yazdım!

Kısa önsözlerle geçtiğim hayatlar,
aldatmıyor beni yüzünüzdeki çıkar
sessizliğim son bulsun, kaybolsun
suretimi eşelerken çağlayan rüzgar!

Gözyaşlarımın takıldığı olta acıları
yemleriniz yetmiyor artık aşka...
Günahkar bir tutkundu yüreğim
değiştim şimdi, gençliğim başka.

Erken öleceğim ciğerlerime sindirdim
son nefesime kadar doldurdum gövdemi
bazen hoyrat tüketip kendimi azdım,
son sözümdür: Elimden geleni yazdım!


NE GELİR?

Senden sonra ne gelir? Bir martı örneğin: İnatla,
inatla uçardı ufka; kimbilir belki de intiharıydı,
ölüm ki ne güzeldir o an mavi üstünde!

Benden sonra ne gelir? Kalktığım masada bir kadeh,
biraz dudak izi kenarında, çatalımın boynu bükük;
adisyonumuza ayrılık eklenmiş mi? Anılarımı bahşiş bırak!

Bizden sonra ne gelir? Suskunluk: Günler utangaç,
masalarda tek? lik ve aşka kadeh kaldırılmayacaksa
panoramasında kalabalık görüntü içinde yalnızlık!

Bu aşktan sonra ne gelir? Martı konar bir adaya,
masamız temizlenir, yeni bir çift oturur aşka,
silinir dudağımın tuğrası, çatal mestolur kadın elinde...

Gelirse bizden sonra tarih gelir; çünkü her aşk tarihtir!

SON AKIŞ

Akışlarım var, hırçın çığlık, sessizliği yırtan umut avcısı,
karayı karalara bırakır mavi tutsağı bir martı,
son gibi akışı, son gibi durduğunda sessiz bakışı!

Aşklarım var, düşlerle büyüttüğüm uykularıma açılan
gece bahçelerime giren kadınlarla kasık kasığa kimi
zaman, kimi zaman suskun serenad, unutulmuş şarkı!

Anılarım var, nerede, ne zaman sayısı unutulmuş
albüm sayfaları, tarihe savrulmuş yankılar, hangisini
tutsam eksilti, zamanla sararan, kopan yapraklar!

Acılarım var, suskun sabah, gül gibi açan ve kararan
yılgı anları, içine girip çıkamadığım tuval,
sesli harfle başlayan tek rengi resmimin!

Susuşlarım var, kapandığım gizde, dize gelmeyen dil,
sandığına terkedilmiş ve unutulmuş nankör anlarda
kendi düşüne bilenen gerçeğim var!

- Hiçbir şeyim yoktu benim, herşeyimi çaldılar!

Eylül

Çoban Kızına



Seni susuyorum, en çöl yanım bu

her bakışında bir başka kuruyorum

gölgelere ilikliyorum bedenimi

sensizliğe yanaşmıyor hiçbir bakış

her bakışta kör oluyorum.



Seni solluyorum, en yaşamsal yanım bu

pencerelere sığmıyor kabaran gövdem

neden böyle taşıyorum, neden böyle taşıyorum

bunca yüklü, geçen zaman

neden böyle taşıyorum?



Kabaran ve kararan yürek sana aç

dilde şiir tende istek eksik durmuyor

gölgeler bile sana muhtaç

kelimeler gibi sensiz de olmuyor!




Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Arkadaşlarım

oykum57
dilara45
halisabi
asivemavi36
petunya
baharla
handangokcek2
belginguven
hayaliduman
elifgulsum
znoyan
bbblogum
mugea
savra
yaraticilik
csonceley
ozgurle

HTML Web Counter
ProSound and Stage Lighting